BASINA VE KAMUOYUNA
Kadına yönelik şiddetin ciddi artış gösterdiği son dönemlerde 4320 sayılı “Ailenin” Korunmasına Dair Kanunda değişiklik yapılacağı, üstelik bu yeni düzenlemenin kadın örgütleriyle birlikte yapılacağının duyurulması kadın örgütlerinde, hükümet tarafından nihayet adım atılacağına dair bir umudun doğmasına neden oldu. Bu nedenle de kadın örgütleri; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın çağrılarına olumlu yanıtlar vererek toplantılara katıldı. Yasa taslağına ilişkin görüş, öneri ve taleplerini ısrarla iletti. Ne var ki geldiğimiz nokta hayal kırıklığı olarak tanımlanabilir. Görüşmelerdeki olumlu havanın aksine; taslak, pek çok kez kadın örgütlerinin önerilerinden uzaklaşarak kadınların aleyhine maddeler içeren değişikliklere uğradı. Son taslakta ise, şaşırarak ve öfkelenerek gördük ki; kadın örgütleri tarafından bu zamana kadar yapılan önerilerin pek çoğu dikkate alınmadığı gibi, daha önce var olmayan pek çok yeni sorunu içeren düzenlemeler yer alıyor. Üstelik şu an yürürlükte olan Yasanın bile gerisinde… Kabul edilemez bir halde…
AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI’NIN KADIN ÖRGÜTLERİNİN ÖNERİLERİNİ DİKKATE ALMAMASINA KOORDİNASYONUMUZDAN TEPKİ
11 Ocak 2012İzmir’de Kadına Şiddet Protesto Edildi
26 Kasım 201125 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde kadınlar İzmir’de de protesto yürüyüşü yaptı.
İzmir Kadın Platformu’nun düzenlediği yürüyüşte kadınlar, kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti, taciz ve tecavüzü protesto ederek Konak’tan Karşıyaka’ya yürüdü. Pek çok siyasi parti, dernek ve kurumun oluşturduğu İzmir Kadın Platformu’nun yürüyüşünü izleyen kadınlar da alkışlayarak destek oldu. Devletin kadınları korumadığının belirtildiği yürüyüşe İzmir’de öldürülen Ferdane Çöl ve Selma Civek’in yakınları da katıldı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından Kadınlara Güç Birliği Çağrısı
20 Eylül 2011Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, öncesinde çok sayıda sivil toplum örgütü ve kadınörgütlerine çağrı yaparak Rixos Otel’de saat 10:30’da bir toplantı gerçekleştirdi.
Fatma Şahin’inkadın örgütlerine çağrısı Emekçi Hareket Parti’li Kadınların da bileşeni olduğu Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Fatma Şahin aracılığıyla meclise verdikleri Kadın Ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Kanun Tasarı Taslağı’nın üzerinde ilaveler yapmış olması ve bunun sivil toplum örgütleri ve kadın örgütlerinin önerileri ile daha kuvvetlendireceğini düşünüyor olmasıydı.
Yazının kalanını okuyun »
TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM
16 Temmuz 2011DİHA / İZMİRGüncellenme : 16.07.2011 08:11
İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen tecavüz davasının
duruşması ertelenirken, İzmir Kadın Platformu üyeleri, davanın takipçisi olacaklarını söyledi. Duruşmayı bir çok ilden gelen kadınlar takip etti ve duruşma öncesi ve sonrası çeşitli eylemler yaptılar. 2 kişi hakkında açılan tecavüz davasının 4. duruşması İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuklu 2 sanık ile sanık ve mağdur avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için sanıklar Ali Yavaş ve Gökhan Muşmula’nın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Eylül tarihine erteledi.
İZMİR KADIN PLATFORMUNDAN OTURMA EYLEMİ
14 Temmuz 2011“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İçin Sivil Diyalog”
12 Temmuz 2011Pazartesi, 11 Temmuz 2011
Haber: Seçin Varol
Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTT Derneği ve MorEl Eskişehir Oluşumu tarafından ortaklaşa yürütülen, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Sivil Diyalog” Projesi kapsamında İzmir’deki Sivil Toplum Örgütleriyle Ege Palas Otel’de iki günlük bir forum düzenlendi.
Tahakküm Altındaki Kadının Çözümü!
10 Temmuz 2011Bekaret tabusuna karşı mücadele edemeyenler için bekaret kanını “yapay” şekilde elde etmenin bir başka yolunu daha buldular; yeni teknoloji Çin’den.
Antalya – BİA Haber Merkezi08 Temmuz 2011, CumaKadın bedeni üzerindeki tahakkümün en önemli başlığı olan “kızlık” veya “bakirelik” dayatmasına karşılık, bu tahakkümle savaşmadan/savaşamadan kendini gizlemenin yeni teknolojisi Çin’den geliyordu.
Gazetelerdeki haberlere göre; Antalya Posta Gümrüğü’nde Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü personeli Çin’den gelen bir hediyelik eşya kolisini şüpheli bulup arama yapınca, 45 kutu içinde 82 adet “yapay kızlık zarı” kanı buldu.
KKTC Meclisinde Feminist Eylem
08 Temmuz 2011Cuma, 08 Temmuz 2011Haber: Kaos GLKuzey Kıbrıslı Feminist Atölye aktivistleri ülkede uygulanan neo-liberal politikaları protesto etmek amacıyla KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde bir eylem gerçekleştirdi.Sendikal Platform üyeleri ve Feminist Atölye aktivistleri tarafından gerçekleştirilen eylemlerin ardından meclis çalışmalarını izleyecek kişilere ilişkin yeni düzenlemeler yapıldı. Bunun üzerine, Feminist Atölye, “Meclis çalışmalarının izlenmesini izne tabi tutmak hukuka aykırıdır!” açıklaması yaptı.“Meclise Girmemiz Engellenemez”
AKSOY’UN RAPORU NEDEN GECİKTİRİLİYOR?
08 Temmuz 2011İSTANBUL – DİHA
Güncellenme : 08.07.2011 08:38
Yüzde 85 görme engelli ve kanser hastası olan Hediye Aksoy’un tahliye edilmemesine tepki gösteren kadınlar, Bakırköy Kadın Tutukevi önünde eylem yaptı. Aksoy’un serbest bırakılması için Adli Tıp Kurumu’nun raporu geciktirmesine tepki gösteren kadınlar, ATK’nin derhal rapor hazırlamasını istedi.
Rapor neden geciktiriliyor?
“İFFETSİZLİK” İMZA KAMPANYASI 8 MART 2012′YE KADAR UZATILMIŞTR
07 Temmuz 2011Şiddete Karşı İzmir Kadın Koordinasyonu “İffetsizlik” imza kampanyasını başlatmıştır. Aşağıdaki bağlantıdan metni PDF formatında indirip imza toplayabilir ve koordinasyon yürütmesine iletebilirsiniz. Yürütme Kurulu’na imzalarınızı ulaştırmak için kadinkoordizmir@gmail.com adresine telefon numaranızı bırakabilirsiniz. Kampanya 5 Mart 2012 tarihine kadar sürdürülecektir. İmzalar, 8 Mart 2012 tarihinde TBMM Başkanlığı’na iletilecektir.
METNİN PDF FORMATI İÇİN TIKLAYINIZ: IFFET IMZA KAMPANYA METNI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Kadınlar tarih boyunca her toplumsal statüde ve yapıda ikinci cins/ezilen cins olarak yer almışlardır. Erkek egemen sistem, kadını ev içinde karşılıksız emek harcamaya, edilgenleştirmeye, toplum içindeki asli görevlerini annelik ve ev kadınlığı üzerinden tanımlayarak kutsallaştırmaya çalışmaktadır. Çalışma yaşamında ise çoğu zaman kadınlar ev içi kimliği ile bağlantılı rollere uygun işlere mahkûm edilmektedir. (Öğretmenlik, Hemşirelik, Sekreterlik, vb.) Bu cinsiyetçi iş bölümü; kadınların daha az ücret almasını, yedek işgücü olarak kullanılmasını, sosyal güvencesi olmayan işlerde çalıştırılmalarını teşvik etmektedir.









